Birikim ve Edebiyat
Solun radikal ve militer bir çizgisini izleyip yirmi yaşında Mamak Cezaevi’ni boylayarak kendimi “ulviyete bir adım daha yaklaşmış” hissettiğimde, benim için edebiyat, yaşadığım ulviyeti, halkın mazlumluğunu, sınıf savaşını, aşkla bir ve eşit saydığım devrimci kavgayı anlatmanın bir aracıydı. Tüm diğer sosyalist fraksiyonlarla “uzlaşmaz siyasî ilkelerim” vardı ama, şaşırtıcı bir biçimde aynı edebi ilkelere sahip çıkıyordum. […]
Devamını oku...